Kilyos Hakkında Bilgi

Kilyos
İki farklı atmosferde güneş, kum, deniz üçgenini sunan Kilyos, İstanbul’da oturanlar için Boğaza gitmek kadar yakın ve güzedir.

İstanbul kent merkezi Taksim’e 35 km uzaklıkta, göz alabildiğince uzanan şifalı kumsala, temiz denize, temiz havaya 45 dakikalık bir yolculuk yapıyor, Kilyos’a ulaşıyoruz. Kent’e çok yakın, fakat çok farklı iki atmosfer yaşanan Karadeniz sahilinin incisi Kilyos İstanbul’da yaşayanların olduğu kadar dünyanın her yerinden gelen turistlere, huzur arayanlara, kendini güvende hissetmek, çılgınca eğlenmek, konser organizasyonlarını, çeşitli etkinlikleri takip etmek, kır lokantalarında piknik yapmak, isteyenlere ev sahipliği yapıyor. Hepsi bir yana, sahile vuran dalgalarla açığa yayılan deniz ve iyot kokusu, orman içi, göllere at gezileri yapma imkânı, yazlık villa alma hayalleri, balık, et, tavuk ızgara lezzetleri ve daha ne sürprizler barındıran Kilyos sahili, tüm randevu sahiplerinin buluştuğu yer sayılıyor. Amacınıza göre hareket ediyor günün veya akşamın istediğiniz saatinde Kilyos’da oluyorsunuz. Hafta sonu piknikçileri sabahın erken saatlerinde ailece yola düşüp plajın veya piknik alanlarının, kır lokantalarının en güzel yerinde yer kapmanın telaşı içindeler. Kilyos plajı gün boyu binlerce misafiri ağırlayacak kapasitesiyle herkese kucak açarken, engin kumsalın bir başka bölümünde yer alan beach clup akşam saatlerinde bile ziyaretçi akınına uğruyor. Kum kürüne müsait şifalı kumsala, vücudu kavurmayan, duş yapmaya bile gerek bırakmayan az tuzlu lacivert denize, gözlerin dinlenmesine neden olan ufuk hattına daha sonra tekrar dönmek üzere Kilyos’u gezmeye başlıyoruz.Kilyos’a gitmek için ya Sarıyer üzerinden, ya da Maslak istikametinde Bahçeköy geçişiyle ulaşabiliyoruz. Yolun tamamı asfalt. Maslak yolu daha serin, orman içi olması sebebiyle manzaralı, daha sakin, (Pazar hariç, Bahçeköy geçişi hariç) daha az trafikli oluşuyla tercih ediliyor. Rampa aşağı Kilyos yaklaşımı Zekeriya Köy geçişinde yer alan villalar, siteler, çiftlik evleri kentin nerelere kadar genişlediği hakkında fikir sahibi olmamızı sağlıyor. Yolun sağında ve solunda yer alan kır lokantalarının çokluğu yöreye ilgi gösterenlerin sayısının bir başka göstergesi sayılıyor. Lüks villalar geçiliyor Kilyos merkezine giriliyor. Baca gibi uzun, çevresini sarmaşıkların sarıp sarmaladığı tarihi su terazisini solumuzda bırakıp, bir başka tarihi yapıya Kilyos Kalesine çıkıyoruz. Kale aslında sivil ziyaretçilere kapalı, askeri bölge subay gazinosu sahası içinde yer alıyor. Siz saygıdeğer sihirli tur ziyaretçilerine kaleyi göstermeyi arzu ettiğim için görevlilere rica ediyorum. Turizm’in gelişmesine, yöre tanıtımlarına her zaman önderlik yapmış, çevreye, milli değerlere sahip çıkmasını bilen ve koruyan yetkililer nezaretinde kaleyi görmek için içeri alınıyorum.

Kilyos Kalesi
Kalenin yapım tarihi bilinmiyor, Sultan II. Mahmut zamanında restore edilmiş. Ortasında bir sarnıç bulunuyor. Yağmur yağdığı zaman sarnıçların dolması için su toplayacak bir sistem kurulmuş. Hicri 1197-1241 tarihinde Bahçeköy’e kadar tüm sarnıçlar bu dönemde imar ve restorasyon görmüş. Taş yapımı kalenin temizliği ile dikkat çeken kemerli, korunaklı muhafız bölümleri aynen korunmuş. II. Dünya savasında Boğazların korunması amacıyla Almanlar tarafından verilmiş 19.yy Krupp Kamalı çelik top kalenin burçlarında ki yerinden Karadeniz’i seyrederken, kale içinde 8 ayrı top sergileniyor. Kale kapısı üzerinde Sultan II. Mahmut tuğrası, her iki yanında iki savaş topu, karşısında kalenin ele geçirilişi şerefine o dönem dikilip günümüze ulaşan anıt çınar ağacı bulunuyor. 26 metre yüksekliğinde, 5,4 metre gövde çevresine sahip çınarın dikim tarihini gösteren tabelada 1460 yılı belirtiliyor.
 

Kilyos Çarşısı
Kale kapısından ayrılıp birkaç adım eski köy evlerini geride bırakıp yürüdüğümüz zaman tüm Kilyos manzarasına hâkim tepede konaklama tesislerinin kümelendiğini görüyoruz. Deniz tarafından çıkılan merdivenlerle veya araç yolu ile gelinen oteller tepesi, panoramik manzaraları ile hayranlık uyandırıyor. 50 adım da çarşının başındayız.Deniz yatakları, can yelekleri, mayoların denizle, piknikle ilgili tüm gerek simlerin karşılandığı dükkânlar, emlak ofisleri, butikler, ayaküstü veya oturmalı lokantalar, her şeyin gözler önünde cereyan ettiği, midye tava, çöp şiş, balık, tavuk, sucuk gibi iştah açıcı kokulara ve görsel lezzetlere sahip renkli çarşı, bir aşağı bir yukarı dolaşılıyor. Plaj kıyafeti ile gezenler, bisiklete, yeni moda motosikletlere binenlerle çarşı Güney sahillerini aratmıyor. Jandarma bölgesi sınırları içinde kalan bölgede tüm kalabalığa rağmen huzur kaçıracak olaya da rastlanmıyor. Boydan boya uzanan çarşı bitiminde koyu gölgeli, araç parklı çay bahçesi solda. İskele, kayıkhane, lokantalar sağda kalmak üzere iniyoruz. Yokuşun bitiminde önce plaja araçla gelenlere otopark, bitişiğinde Kilyos plajı yer alıyor. Tırmata Turistik Tesisleri adı altında hizmet veren (Eski Turban Otel) plaj sahasına kişi başına giriş 7,5 YTL. Cankurtaran, güvenlik, doktorlu sağlık, temizlik hizmeti verilen plajda duş+wc+ kabinler kullanılabiliyor.Özel kabin kiralamak isteyenler kabin için 20 YTL ödüyorlar. Plaj sahası içinde restoran, bar, büfe yer alıyor. Plaj 08.00 den 18.00 arası konuk alıyor akşam anonsu sonrası plajı terk ediş saati 20.00′yi buluyor. Şezlong ve semsiye için 7 YTL ödeniyor.Kilyos sahili devamında rüzgârsız tepelere sahip bölümün arkasında, 20 YTL çadır yeri kirası ödenerek kalınan kamp ve karavan sahası, kum kürü yapmaya elverişli, Tatlısu Kamping yer alıyor.

Kilyos’un Ufak Sorunları
“ Bu kadar güzellik arasında, Kilyos’da, olumsuz hiç bir şey yok mu ? “ diyecek olursanız var. Özellikle güzelim denizin sahilinde, plajın içinde, 4 yıl önce batıp kuma oturmuş olan ve çevreye paslı görünümü ile görsel kirlilik yaratan gemi enkazlarının, bu kadar süre geçmiş olmasına rağmen hala kaldırılmamış olması, ilgililerin turistik bir merkeze ne kadar ilgili olduklarının göstergesi sayılıyor. Kilyos plajının iki başında yer alan enkazlar turizme ümit bağlamış Türkiye’nin imajını da zedeliyor.

Nasıl Gidilir ?
35 km uzaklıkta yer alan Kilyos’a özel aracınızla gidiyorsanız Maslak yönünde yol alırken sola ayrılan sapakla ana yoldan ayrılıyorsunuz. Serin, manzaralı yol üzerinde 500 metre boyunca piknik ve deniz malzemesi satan tezgâhlar arasında gidiş gelişli iki şerit yolda ilerleyip tarihi su kemerleri yanından Bahçeköy ‘e geliyorsunuz. Zik zakla geçilen Bahçeköy’de, alış veriş için park eden araçların ve yolun dar olması gibi nedenlerle gereksiz yere trafik sıkışıklığı yaşanıyor. (Avrupa yakasından Kilyos’a gitmek için otoyol kullanmıyorsunuz, gişelerden geçmek için bekleme yapmıyorsunuz, feribot sırasına girmiyorsunuz, köprü turnikelerinde huniye girer gibi daralmıyorsunuz ama Bahçeköy geçişi beklemelere neden oluyor).Zekeriya Köy kavşağından sola dönen araçlar bir süre rampa iniyor. Bu bölümler yazlıklar, çiçek satıcıları, bahçe düzenleyicileri, kır lokantaları ile geçiliyor ve Kilyos meydanına ulaşılıyor. Kilyos Merkez Otoparkı araç kira bedeli olarak 6 milyon ödeniyor. Kilyos’un Sarıyer’den uzaklığı ise sadece 12 km. Kilyos girişinde yer alan Şömine Restoran bahçesinde bekleyen atlara binerek orman yolunda uysal atlarla göllere kadar gezintiye çıkabilirsiniz. Rehber eşliğinde çıkılan gezilerde atların saatine 30 YTL ödeniyor. 10 gezi atı içinde “Şokella” isimli kahverengi, beyaz renkli Kızılderili atı sempati kazanıyor.


Kategori: Tatil yerleri, Yaşam  Etiketler: , , , , ,
Bu yazıyı herhangi bir yayın aboneliğinden takip edebilirsiniz RSS 2.0 feed. Kendi sitenizden yanıt, veya geri dönüş bırakabilirsiniz.
Yorum Gönder